Evde Meze Keyfi - Yağlı Kaşık Hakkında

Fransa kraliçesi Eugenie, 1800’lü yıllarda İstanbul’u ziyarete gelir ve ülkesine giderken damağında eşsiz Osmanlı yemeklerinin tadını da götürür.

O kadar sevmiştir ki İstanbul’da yediği yemekleri, hemen sarayın aşçısına pilav yapmasını emreder. Ancak yapılan pilav İstanbul’da yediğine hiç mi hiç benzemiyordur. Tekrar pişirilir pilav, kraliçenin taa İstanbul’dan getirdiği tarife bakılarak. Sonra tekrar… Bir türlü tutturulamaz pilavın kıvamı. Sonradan anlaşılır ki, tarifte “Kararınca su, kararınca pirinç” gibi ifadeler vardır ve sarayın aşçısı da bu ’kararınca’nın ne olduğunu bir türlü anlayamadığından pilavı kraliçenin istediği gibi yapamaz.

Yağlı Kaşık

Kraliçenin Osmanlı ziyaretinde yiyip de beğendiği tek şey pilav değildir tabii. Pilavdan sonra sıra hoşafa geldiğinde kraliçe yine memnun edilemez ama bu kez şikayet konusu tadıyla ilgili değildir hoşafın. Kraliçe yapılan hoşafın eksiğinin, üzerindeki yaldızlar olduğunu söyler. Yapılan onca denemeye rağmen bir türlü kondurulamaz kraliçenin görmek istediği yaldızlar hoşafın üstüne.

İşte yağlı kaşık hikayesinden aldığımız ilham ile doğdu.